Gök Vatan
Osmanlı'dan İstiklâl'e Türk Havacılığı
Gökyüzü, Türk milletinin yüzyıllardır gözünü diktiği, anlam yüklediği bir ufuktu. Onuncu yüzyılda Farablı İsmail Cevheri’nin Nişabur semalarında süzülme hayaliyle başlayan bu serüven, Siraceddin’in Bizans İstanbul’undaki cesur denemesiyle, Hezarfen ve Lagari’nin Osmanlı ufkunu aşan hayalleriyle, Yeşilköy’de kurulan Osmanlı Tayyare Mektebiyle ve nihayet İstiklal Mücadelesi’nde göklerde zafer arayan kahraman Türk pilotlarıyla devam etti.
Bu kitap, Türklerin göklerle kurduğu bağın tarihsel izlerini sürüyor. Efsanelerle bilimin, cesaretle fedakârlığın iç içe geçtiği bir geçmişi, belgelerle ve tanıklıklarla gün yüzüne çıkarıyor. Trablusgarp’tan Balkanlara, Çanakkale’den Sakarya’ya uzanan bu serüvende, Türk havacılığının sancılı doğuşunu, gelişimini ve kahramanlarını yakından tanıyacaksınız.
Tarihin karanlık uçurumlarına atılan cesur adımları, bir milletin kanat çırpışlarını ve vatan göklerine yazılan onurlu bir mücadeleyi okuyacaksınız bu eserde.
“Gökvatan” sadece göklere sevdalıların değil, tarih ve millet sevgisiyle kanatlanmak isteyen herkesin kitabı.
Yazılar, geziler ve söyleşiler
Gazze semalarında Türk kartalları
Birinci Dünya Savaşı'nın en çetin cephelerinden birisi de Filistin Cephesiydi. Burada mücadele yalnızca yerde değil, gökyüzünde de yaşanıyordu. Osmanlı havacıları, sınırlı imkânlarına rağmen gösterdikleri cesaret ve üstün görev anlayışıyla savaşın seyrini etkileyen önemli başarılara imza attılar.
Kara Tehlike Vecihi Hürkuş
Vecihi Bey pilotluğa başladığı sıralarda Osmanlı askerleri cephelerde mücadele ediyordu. Pilot Vecihi Kafkas Cephesinde görevlendirildi ve burada ilk savaş uçuşunu gerçekleştirdi. Ruslarla cephede kıyasıya bir savaş yapılıyordu. Vecihi Bey de vatan müdafaasını havada gerçekleştiriyordu. 1917 Eylülünde Rus uçaklarıyla mücadeleye girdi. Bu muharebede Rus uçağını düşürmeyi başararak cephede ilk hava zaferini kazanmış oldu.



